وَيۡلٞ لِّلۡمُطَفِّفِينَ
Waylun lilmutaffifeena
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline
وَيۡلٞ لِّلۡمُطَفِّفِينَ
Waylun lilmutaffifeena
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline
ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكۡتَالُواْ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسۡتَوۡفُونَ
Allatheena itha iktaloo AAala alnnasi yastawfoona
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline
وَإِذَا كَالُوهُمۡ أَو وَّزَنُوهُمۡ يُخۡسِرُونَ
Waitha kaloohum aw wazanoohum yukhsiroona
İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline
أَلَا يَظُنُّ أُوْلَـٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبۡعُوثُونَ
Ala yathunnu olaika annahum mabAAoothoona
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı
لِيَوۡمٍ عَظِيمٖ
Liyawmin AAatheemin
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı
يَوۡمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Yawma yaqoomu alnnasu lirabbi alAAalameena
O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡفُجَّارِ لَفِي سِجِّينٖ
Kalla inna kitaba alfujjari lafee sijjeenin
Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سِجِّينٞ
Wama adraka ma sijjeenun
Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin
كِتَٰبٞ مَّرۡقُومٞ
Kitabun marqoomun
O, yazılmış bir kitaptır
وَيۡلٞ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡمُكَذِّبِينَ
Waylun yawmaithin lilmukaththibeena
Yalanlayanların o gün vay haline
ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ
Allatheena yukaththiboona biyawmi alddeeni
Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır
وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ
Wama yukaththibu bihi illa kullu muAAtadin atheemin
Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz
إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ
Itha tutla AAalayhi ayatuna qala asateeru alawwaleena
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der
كَلَّاۖ بَلۡۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ
Kalla bal rana AAala quloobihim ma kanoo yaksiboona
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir
كَلَّآ إِنَّهُمۡ عَن رَّبِّهِمۡ يَوۡمَئِذٖ لَّمَحۡجُوبُونَ
Kalla innahum AAan rabbihim yawmaithin lamahjooboona
Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır
ثُمَّ إِنَّهُمۡ لَصَالُواْ ٱلۡجَحِيمِ
Thumma innahum lasaloo aljaheemi
Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir
ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Thumma yuqalu hatha allathee kuntum bihi tukaththiboona
Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡأَبۡرَارِ لَفِي عِلِّيِّينَ
Kalla inna kitaba alabrari lafee AAilliyyeena
Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ
Wama adraka ma AAilliyyoona
O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin
كِتَٰبٞ مَّرۡقُومٞ
Kitabun marqoomun
O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır
يَشۡهَدُهُ ٱلۡمُقَرَّبُونَ
Yashhaduhu almuqarraboona
O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır
إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمٍ
Inna alabrara lafee naAAeemin
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler
عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
AAala alaraiki yanthuroona
İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler
تَعۡرِفُ فِي وُجُوهِهِمۡ نَضۡرَةَ ٱلنَّعِيمِ
TaAArifu fee wujoohihim nadrata alnnaAAeemi
Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın
يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقٖ مَّخۡتُومٍ
Yusqawna min raheeqin makhtoomin
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar
خِتَٰمُهُۥ مِسۡكٞۚ وَفِي ذَٰلِكَ فَلۡيَتَنَافَسِ ٱلۡمُتَنَٰفِسُونَ
Khitamuhu miskun wafee thalika falyatanafasi almutanafisoona
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar
وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ
Wamizajuhu min tasneemin
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır
عَيۡنٗا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ
AAaynan yashrabu biha almuqarraboona
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ
Inna allatheena ajramoo kanoo mina allatheena amanoo yadhakoona
Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi
وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ
Waitha marroo bihim yataghamazoona
Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ
Waitha inqalaboo ila ahlihimu inqalaboo fakiheena
Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi
وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ
Waitha raawhum qaloo inna haolai ladalloona
İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi
وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَٰفِظِينَ
Wama orsiloo AAalayhim hafitheena
Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi
فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ
Faalyawma allatheena amanoo mina alkuffari yadhakoona
Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler
عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
AAala alaraiki yanthuroona
Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler
هَلۡ ثُوِّبَ ٱلۡكُفَّارُ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ
Hal thuwwiba alkuffaru ma kanoo yafAAaloona
Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler